Rusların Kökenleri: Kiev Rusları ve Rurik Hanedanlığı’nın Başlangıcı ve Altın Dönemleri

Rusya, geniş bir coğrafyaya sahip olan ve etkisi önemli olan bir ulustur. Rusya’nın kökenini anlamak, kültürel, siyasi ve sosyal gelişimini kavramak için önemlidir. Bu içeriğimizde, Rusya’nın kökenine ilişkin tarihsel bir perspektif sunulacak; erken Slav yerleşimleri, Viking etkisini gösterecektir. Şimdi Rusya’nın kökenine doğru büyüleyici bir yolculuğa çıkalım.

Öncelikle Rusların kökenlerini öğrenmekle başlayalım.

Rusya’nın kökeni, bölgede yerleşik olan Slav topluluklarına dayanır. Erken dönemlerde Slav toplulukları, bugünkü Rusya topraklarında farklı bölgelerde yaşamaktaydı. Bu yerleşimler, Slav kültürünün ve toplumsal yapıların oluşmasına katkıda bulunmuştur. Erken Slav toplulukları arada aralarında çatışlarda Slav topluluklarında kimse uzun süreli baskınlığını sürdürememişlerdi.

Vikingler Slav topraklarına 9. yüzyılda geldi.

8 ve 11. yüzyıllarda Avrupa Vikingler tarafından sıklıkla yağmalanıyorlardı. Bir bölgeyi işgal edip, yağmaladıktan sonra geri dönüyorlar ve birkaç yıl içinde tekrar o bölgeye gelip yeniden toprakları yağmalıyorlardı. Vikingler, yağmalama ve saldırılarını genellikle iki yönde gerçekleştirdiler. Batı yönünde İngiltere, İrlanda, Fransa ve diğer Batı Avrupa ülkeleri Viking saldırılarına maruz kaldı. Doğu yönünde ise, Baltık Denizi’nden Doğu Avrupa’nın içlerine doğru akınlar düzenlediler. Bu saldırılar arasında Slav toprakları da hedef alındı.

Rus kelimesinin anlamı “Rurik Hanedanı’na ait olan” anlamına gelir.

Vikinglerin Slav bölgelerine saldırmasıyla bir Viking-Slav etkilemişimi meydana geldi. Rurik adında Viking kökenli bir lider yaklaşık olarak 9. yüzyılda Novgorod’a geldi. Novgorod, o dönemde bir Slav şehri olarak bilinirken, Rurik’in gelişiyle birlikte bölgedeki siyasi ve sosyal yapıda önemli değişiklikler yaşandı. Rurik kral olup çeşitli Slav kabilelerini birleştirerek güçlü bir siyasi otorite oluşturdu. Ve bu şekilde Rurik Hanedanlığı oluşmuştur.

Rurik rehberliğinde Rusya genişlemiş ve birleşik bir devlet olmuştur.

Rurik liderliği altında başlayan bu süreç, Rusya’nın siyasi birimlerini bir araya getirerek merkezi bir otorite kurulmasına yardımcı olmuştu. Hanedanın liderleri, güçlerini genişletmiş, diğer Slav prensliklerle ittifaklar kurmuş ve Rusya’nın topraklarını korumuştu. Aynı zamanda, Rurik Hanedanı’nın liderleri, Rusya’nın kültürel kimliğinin oluşmasında ve tarihindeki önemli bir mirasın bırakılmasında da önemli bir rol oynamıştır.

Oleg Novgorod’u ele geçirdiği için bazı kaynaklara göre Rusya’nın ilk kralı sayılır.

Oleg, Rurik Hanedanı’nın önemli bir lideriydi ve Rurik’in torunu olduğu tahmin ediliyor. Oleg, başkenti Kiev’i güçlendirmiş ve bu şehri Rusya’nın siyasi ve kültürel merkezi haline getirmişti. Oleg’in en önemli eylemlerinden biri, Novgorod’u ele geçirmesidir. Novgorod, Rusya’nın kuzey bölgelerinde stratejik bir öneme sahip olan bir şehirdi. Oleg, Novgorod’u işgal ederek hanedanının gücünü ve topraklarını genişletmişti.

Kiev Rusya’sı döneminde, Ruslar Bizans İmparatorluğu’na saldırmış ve vergi talep etmiştir.

Kiev Rusya’sı, Bizans İmparatorluğu ile yoğun bir ticaret ilişkisi içindeydi ve bu ilişki vergi ödemelerini de içeriyordu. Ancak, bazı dönemlerde Ruslar, Bizans’a askeri baskı yaparak daha fazla vergi almak veya ödemeleri azaltmak isteyebilirlerdi. Bu nedenle saldırılar genellikle ticaret yolları üzerinde gerçekleşiyordu. Ruslar, Bizans’ın kontrolünde olan topraklara saldırarak yağma yapıyor ve vergi talep ediyorlardı. Bu saldırılar bazen karşılıklı anlaşmalar veya barış antlaşmalarıyla sonuçlanabilirken, bazen de çatışmalara yol açabiliyordu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir